Anlaşmalı Boşanma Davaları
En az bir yıl süren evliliklerde tarafların velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı üzerinde anlaştığı protokol hazırlığı ve dava süreci.
Boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi uyuşmazlıklarında hassas süreç yönetimi.
Aile hukuku, evlilik birliğinin kurulmasından sona ermesine kadar geçen sürecin tüm hukuki boyutlarını kapsayan ve kişilerin yaşamına en doğrudan etki eden hukuk dallarından biridir. Boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı ve soybağı gibi başlıklar yalnızca hukuki değil; ekonomik, sosyal ve psikolojik sonuçları da beraberinde getirir. Bu nedenle aile uyuşmazlıklarında atılacak her adımın orta ve uzun vadeli etkileri dikkate alınarak planlanması gerekir.
Türk aile hukuku, esas olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. Evlilik şartları, boşanma sebepleri, velayet ve nafaka ölçütleri, mal rejimleri ve miras hukuku ile bağlantılı haklar bu kanunda yer alır. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ile aile içi şiddete karşı koruma tedbirleri ve 6100 sayılı HMK ile yargılama usulleri belirlenmiştir. Yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklar bakımından 5718 sayılı MÖHUK devreye girer.
Literal Hukuk olarak aile hukuku dosyalarını yalnızca tek bir davanın sınırları içinde değil, müvekkilin uzun vadeli hayat planı çerçevesinde ele alırız. Boşanma sürecinde velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı taleplerinin birbiriyle ilişkili biçimde planlanması, ileride yeniden açılması gereken davaların önüne geçer. Anlaşma imkânı bulunduğunda protokol hazırlığı titizlikle yürütülür; uzlaşı sağlanamadığında çekişmeli sürecin gerektirdiği delil ve tanık planlaması yapılır.
Aile hukuku dosyalarında gizlilik, ölçülü iletişim ve özellikle çocukların menfaatinin korunması temel prensiplerimizdir. Sürecin asgari yıpranma ile yürütülmesi için duruşmalara hazırlık, tanık ifadelerinin değerlendirilmesi ve sosyal inceleme raporlarının yorumlanması özenle yapılır. Müvekkil, sürecin her aşamasında karar alıcı taraf olarak bilgilendirilir.
Aile Hukuku alanında dosya bazında değişen ihtiyaçlara göre farklı hukuki destek başlıkları sunulmaktadır. Aşağıda büromuzun bu alanda yürüttüğü temel hizmet kalemleri yer almaktadır.
En az bir yıl süren evliliklerde tarafların velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı üzerinde anlaştığı protokol hazırlığı ve dava süreci.
Şiddetli geçimsizlik, zina, terk, hayata kast gibi özel ve genel boşanma sebeplerine dayalı davaların delillendirilmesi ve takibi.
Çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde velayet talepleri, velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişki düzenleme talepleri.
Tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası taleplerinde uyarlama ve kaldırma davaları dahil takip.
Edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinde tasfiye, katılma alacağı ve değer artış payı hesaplamaları.
Boşanmaya yol açan olaylar nedeniyle TMK 174 kapsamında maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi.
Babalık davası, tanımanın iptali, soybağının reddi ve DNA testi süreçleri dahil soybağı uyuşmazlıklarının takibi.
Küçüklerin ve erginlerin evlat edinilmesi başvuruları, ASHB süreçleri ve mahkeme aşamasının bütüncül takibi.
Küçük ve kısıtlılar için vesayet, hastalık veya gaiplik halinde kayyım atanması başvuruları ve hesap denetimi.
5718 sayılı MÖHUK kapsamında yurt dışında alınan boşanma ve aile hukuku kararlarının Türkiye’de geçerli kılınması.
Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet hallerinde uzaklaştırma, koruma ve önleyici tedbir kararı başvuruları.
Aile konutuna tapu kütüğüne şerh konulması ve eşin rızası olmaksızın yapılan tasarrufların iptali talepleri.
Her ceza dosyası kendine özgü koşullara sahip olsa da Literal Hukuk olarak izlediğimiz genel dosya akışı aşağıdaki adımlarla özetlenebilir. Süreç, müvekkilin düzenli bilgilendirilmesi prensibiyle yürütülür.
Evlilik geçmişi, mal varlığı ve çocukların durumu değerlendirilir; anlaşma imkânı ile çekişmeli süreç riskleri karşılaştırmalı olarak ortaya konur.
Tapu, banka, SGK, mesaj ve tanık delilleri toplanır; mal rejimi tasfiyesinde değer tespiti için bilirkişi ihtiyacı planlanır.
Anlaşmalı boşanmada protokol hazırlanır; çekişmeli süreçte dava dilekçesi ve geçici tedbir talepleri sunulur.
Tanık dinleme, sosyal inceleme raporu, pedagog görüşü ve mali bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi titizlikle yürütülür.
Boşanma kararı sonrası nüfus kaydı, nafaka icrası, mal paylaşımı uygulaması ve gerekirse istinaf-temyiz başvuruları takip edilir.
Aile Hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar, aşağıda yer alan kanun ve düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir. Her dosyada güncel mevzuat takibi yapılarak işlemlerin yürürlükteki düzenlemelere uygunluğu denetlenir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olaya ilişkin değerlendirme için uzman desteği alınması önerilir.
Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmesi ve tarafların velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konularında protokolde anlaşmış olması gerekir. Hâkimin protokolü uygun bulması halinde tek duruşmada karar verilebilir; mahkeme yoğunluğuna göre dava genellikle 1-3 ay içinde sonuçlanır. Kesinleşme süresi ise istinaf süresinin geçmesiyle birlikte yaklaşık iki haftadır.
Velayet kararında çocuğun üstün yararı esas alınır. Yaşı, sağlığı, eğitimi, ebeveynin çocukla geçirdiği zaman, ekonomik durum ve yaşam koşulları değerlendirilir. Yargıtay kararları küçük yaştaki çocuklarda anne bakım ve şefkatinin önemine vurgu yapsa da her dosya kendi koşullarında incelenir; sosyal inceleme raporu ve pedagog görüşü kararın temel dayanaklarındandır.
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik içinde edinilen ve kişisel mal kapsamına girmeyen malvarlıkları üzerinde her eşin yarı oranında katılma alacağı doğar. Kişisel kullanıma özgülenen eşyalar, miras yoluyla kazanılanlar ve manevi tazminat alacakları kişisel mal sayılır. Tasfiye davası boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrıca açılabilir.
Yabancı mahkemelerden alınan boşanma kararları Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Bu kararların 5718 sayılı MÖHUK kapsamında tanıma veya tenfiz davası ile Türk hukuku açısından geçerli kılınması gerekir. Belirli koşulları sağlayan kararlar bakımından nüfus müdürlüğüne idari başvuru ile tanıma da mümkündür.
6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, iletişim kurmama, ortak konuta yaklaşmama, silah teslimi ve geçici velayet gibi tedbirler aile mahkemesinden veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirden talep edilebilir. Başvuru için delil sunma zorunluluğu aranmaz; tedbirler genellikle aynı gün veya çok kısa sürede verilir ve süresi uzatılabilir.