İşe İade Davaları
Geçersiz fesih nedeniyle açılan işe iade davaları, dava açma süresi ve arabuluculuk süreçleri (4857 m. 18-21).
İşçi, işveren ve sosyal güvenlik ilişkilerinde dava ve danışmanlık desteği.
İş ve sosyal güvenlik hukuku, çalışan ile işveren arasındaki bağımlılık ilişkisinden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen; aynı zamanda kamusal nitelik taşıyan sosyal güvenlik sisteminin bireysel uyuşmazlık boyutunu kapsayan geniş bir hukuk alanıdır. İş ilişkisinin kurulması, sürdürülmesi ve sona ermesi her aşamada farklı usul kurallarına tabidir.
Türk iş hukukunun temelini 4857 sayılı İş Kanunu oluşturur. Bunun yanında 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, 5510 sayılı SS ve GSS Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu gibi özel düzenlemeler farklı çalışan gruplarına özgü kuralları belirler. 2018’den bu yana iş davalarında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk uygulaması yürürlüktedir.
Literal Hukuk olarak iş hukuku dosyalarını hem işçi hem de işveren perspektifinden ele alırız. İşveren tarafında iş sözleşmesi tipleri, performans değerlendirme, disiplin yönetmeliği ve fesih süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmesi; işçi tarafında ise hak kayıplarının önüne geçilmesi için süreç içi delillendirme önem taşır. İşçilik alacaklarının hesaplanmasında SGK kayıtları, banka dekontları, mesai çizelgeleri ve tanık beyanları titizlikle değerlendirilir.
İş kazaları ve meslek hastalıklarında işverenin kusur sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığı temel inceleme noktasıdır. Hizmet tespit davaları, SGK’nın eksik bildirimi tespit edilen dönemler için kritik öneme sahiptir. Mobbing iddialarında ise davranışların sistematik niteliği, süresi ve ispat yükü dosyanın kaderini belirler. Tüm bu süreçler özünde sosyal hukuk devleti ilkesini hayata geçiren kurallarla şekillenir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanında dosya bazında değişen ihtiyaçlara göre farklı hukuki destek başlıkları sunulmaktadır. Aşağıda büromuzun bu alanda yürüttüğü temel hizmet kalemleri yer almaktadır.
Geçersiz fesih nedeniyle açılan işe iade davaları, dava açma süresi ve arabuluculuk süreçleri (4857 m. 18-21).
Haklı ya da geçerli nedenle fesih hallerinde tazminat hesabı, bordro ve maaş analizi, alacağın tahsili.
Fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları için ücret hesaplaması ve takdiri indirim uygulamaları.
Çalışırken kullandırılmayan ve sözleşme sona erdikten sonra ödenmeyen yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili.
6356 sayılı Kanun kapsamında sendika üyeliği ve sendikal faaliyet nedeniyle fesihte tazminat talepleri.
Sistematik psikolojik taciz nedeniyle manevi tazminat ve haklı nedenle fesih süreçlerinde ispat stratejisi.
İşverenin kusur sorumluluğuna dayalı maddi-manevi tazminat, sürekli iş göremezlik ve SGK rücu davalarında temsil.
İş sözleşmesi, gizlilik, rekabet yasağı, performans yönetimi, disiplin yönetmeliği ve fesih süreçlerinin hukuki tasarımı.
SGK’ya bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışma dönemlerinin tespiti için iş mahkemesinde açılan davalar.
Yaşlılık, malullük, ölüm aylığı ve toptan ödeme talepleri ile SGK ret kararlarına karşı dava süreçleri.
7036 sayılı Kanun kapsamında işçilik alacakları ve işe iade taleplerinde dava şartı olan arabuluculukta vekillik.
Toplu iş sözleşmesi müzakereleri, grev ve lokavt süreçleri, yetki tespiti ve uyuşmazlık çözümünde danışmanlık.
Her ceza dosyası kendine özgü koşullara sahip olsa da Literal Hukuk olarak izlediğimiz genel dosya akışı aşağıdaki adımlarla özetlenebilir. Süreç, müvekkilin düzenli bilgilendirilmesi prensibiyle yürütülür.
İş sözleşmesi, bordrolar, SGK kayıtları, izin formları, performans değerlendirmeleri ve fesih bildirimi incelenir.
Brüt-net ücret, kıdem süresi, fazla mesai, hafta tatili, izin ücreti ve ihbar süresi titiz biçimde hesaplanır.
İş davaları öncesi 7036 sayılı Kanun gereği arabulucuya başvuru yapılır; uzlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi düzenlenir.
Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır; bilirkişi raporu, tanık beyanları ve emsal kararlarla süreç sürdürülür.
Lehe karar sonrası işveren aleyhine icra takibi başlatılır; istinaf-temyiz aşamasında savunma yapılır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar, aşağıda yer alan kanun ve düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir. Her dosyada güncel mevzuat takibi yapılarak işlemlerin yürürlükteki düzenlemelere uygunluğu denetlenir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olaya ilişkin değerlendirme için uzman desteği alınması önerilir.
İş Kanunu m. 20 uyarınca işe iade davası için işçinin fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurması zorunludur. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup süresinde başvurulmaması halinde işe iade hakkı sona erer.
İşçinin son brüt ücreti üzerinden her bir tam yıl için 30 günlük ücreti kıdem tazminatı olarak hesaplanır. Hesaplamaya esas ücrete; ikramiye, prim, yakacak ve gıda yardımı, yol parası, eğitim yardımı gibi süreklilik arz eden tüm sosyal yardımlar dahil edilir. Ancak yıllık 7.638,96 TL (2024) gibi belirli sınırlardaki kıdem tazminatı tavanı esas alınır; tavanı aşan kısımlar gelir vergisinden muaf değildir.
Haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresini aşan çalışmalar fazla mesai sayılır ve normal ücretin %50 fazlasıyla ödenir. İspat yükü işçi üzerindedir; ancak işyerinde bordro imzalanmıyorsa tanık delili ile ispat mümkündür. Yargıtay uygulamasında düzenli ve sürekli fazla mesai yapan işçilerin alacaklarından, tanık beyanına dayalı hesaplamalarda %25-30 oranında takdiri indirim uygulanmaktadır.
İş kazasında işveren, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almakla yükümlüdür. Önlemlerin eksik veya hatalı alınması halinde işverenin kusur sorumluluğu doğar ve maddi-manevi tazminat davalarına muhatap olur. SGK ise işçiye geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri öder; sonrasında işverenin kusuru oranında rücu davası açabilir. Üçüncü kişinin de kusuru varsa sigortacı veya sorumlu kişiden de talepte bulunulabilir.
Mobbing iddialarında ispat yükü davacı işçidedir; ancak Yargıtay yerleşik kararlarıyla mobbing ispatında ispat ölçüsünün düşürülmesi gerektiğini vurgular. Sistematik, süreklilik arz eden ve kişiliği zedeleyici davranışların varlığı; e-posta yazışmaları, tanık beyanları, sağlık raporları (özellikle psikiyatrik), şikayet dilekçeleri ve performans değerlendirme tutanakları ile ortaya konabilir. Mobbing hem haklı fesih hem de manevi tazminat sebebi sayılır.